Yeni Okulda Arkadaş Edinmenin Gerçekçi Yolları
Yeni bir okulun kapısından ilk girdiğin gün, herkesin birbirini tanıdığı bir sahnenin ortasına düşmüş gibi hissedebilirsin. Koridorda gruplar, kantinde dolu masalar, sınıfta aynı şakalara gülen insanlar. Bu his çok yaygın ve geçici. Bu yazıda büyük bir değişim planı değil, bir iki haftaya yayılabilecek küçük ve uygulanabilir adımlar var.
İlk gün: hedefin arkadaş bulmak değil
İlk gün için fazla büyük bir hedef koyma. "Bugün en yakın arkadaşımı bulacağım" demek yerine "bugün iki kişiye selam vereceğim" demek daha gerçekçi. Hedef küçük olunca başarmak kolaylaşır, başardıkça da ertesi gün cesaretin artar.
Yanına oturacağın kişiyi seçerken kalabalık gruplar yerine tek başına oturanlara bak. Onların da senin gibi bir konuşma başlatmayı beklediği çok olur. Basit bir "Burası boş mu?" ya da "Bu dersin hocası nasıl biri?" yeterli bir başlangıç.
Konuşma nasıl açılır?
Sohbet açmak yetenek değil, alışkanlık. Elindeki en işe yarar malzeme, ikinizin de aynı yerde olması. Dersten, okuldan, yemekhaneden bahsetmek tanıdık bir zemin sağlar.
- Ortak durumdan başla: "Bu ödev nasıl yapılıyor, anlayan var mı?"
- Küçük bir iltifat et ama gerçek olsun: "Çantandaki rozet hoşuma gitti, nereden aldın?"
- Soru sor ve cevabını dinle. İnsanlar kendileri hakkında sorulan basit sorulara cevap vermeyi sever.
- Karşılığında kendin hakkında bir şey söyle ki sohbet tek taraflı kalmasın.
Diyelim ki teneffüste yanında duran biri telefondan müzik dinliyor. "O şarkıyı ben de dinliyorum, albümün diğerleri nasıl?" demen yeterli. Cevabı kısaysa üzülme, ertesi gün tekrar denersin.
Konuşma tutmadıysa bu senin eksikliğin değil. Karşındaki o gün yorgun olabilir ya da başka bir şeyle meşgul. Bir sonraki deneme aynı kişiyle ya da başka biriyle olabilir.
Kulüpler, takımlar ve ortak ilgi alanları
Sınıfta tanışmak zor gelirse, ortak bir iş etrafında buluşan topluluklar daha kolay bir yol. Satranç kulübü, tiyatro, spor takımları, kitap okuma grubu ya da okul gazetesi gibi. Orada konuşmak zorunda olduğun bir konu var ve herkes aynı şey için bulunuyor.
Hangi kulübe gireceğini bilmiyorsan bir iki deneme oturumuna katıl. Hepsine yazılmak zorunda değilsin. Haftada bir buluşma bile, aynı yüzleri tekrar tekrar görmeni sağlar ve arkadaşlık çoğu zaman bu tekrarla kurulur. Bir kulüp senin tarzın değilse bırakmak da serbest.
Utangaçlık ve "yük olurum" korkusu
Utangaç olmak kötü bir şey değil; sakin ve dikkatli olmanın bir yolu. Yine de yeni bir ortamda bu sessizlik bazen "ilgilenmiyor" gibi algılanabilir. Bunu biraz dengelemek için küçük işaretler kullan: göz teması, hafif bir gülümseme, "merhaba" demek.
Aklından "ben sadece yük olurum" geçiyorsa bu düşünceyi dışarıdan biri gibi sorgula: Aynı şeyi tek başına oturan bir sınıf arkadaşın için düşünür müydün? Büyük ihtimalle hayır. Başkalarına gösterdiğin anlayışı kendine de göster.
Bu süreçte kendinle de nazik konuş. İçinden "neden herkes daha rahat?" diye geçiriyorsan, çoğu insanın içinde benzer bir ses olduğunu hatırla. Rahat görünenlerin birçoğu da ilk haftalarında senin gibi tedirgindi.
Gruba girmeye çalışırken dikkat edeceklerin
Bazen bir gruba girebilmek için kendini olduğundan farklı göstermek cazip gelir. Beğenilmek için ilgi duymadığın şeylere ilgi duyuyormuş gibi yapmak kısa vadede işe yarar gibi görünür, ama uzun vadede yorucu hâle gelir. Üstelik gerçek sen hiç tanınmamış olur.
Bir gruba yaklaşırken şu üç şeyi gözlemle: Birbirlerine nasıl konuşuyorlar? Dışarıda kalan birine nasıl davranıyorlar? Şaka yaparken kimseyi hedef alıyorlar mı? Bu gözlemler, orada gerçekten rahat olup olamayacağını anlatır. İlk ulaştığın grup en iyi grup olmayabilir ve bu normal.
Sabır: arkadaşlık bir iki haftada kurulmaz
İyi arkadaşlıklar çoğu zaman ilk haftada değil, dönem ilerledikçe oluşur. Birlikte yapılan grup ödevleri, servis yolculukları, ortak yaşanan sınav stresi bağları yavaş yavaş sağlamlaştırır. İlk ay kendini yalnız hissetmen, kötü yapıyor olduğun anlamına gelmez.
Bu süreçte eski arkadaşlarınla bağını da koruyabilirsin. Yeni okul ve eski dostlar bir arada var olabilir; eski arkadaşlarınla konuşmak sana destek olur. Bu konuyu farklı okullara düşünce arkadaşlık yazısında daha ayrıntılı ele aldık.
Sabır konusunda bir ipucu daha: Her gün yeni biriyle konuşman gerekmiyor. Haftada bir ya da iki kez, kendini zorlamadan yapılan küçük girişimler, her gün yapılan zorlama denemelerden daha sürdürülebilir. Sürdürülebilir olan, sonunda işe yarayan oluyor.
Zor günlerle baş etmek
Her gün güzel geçmeyecek. Bazı günler kantinde yalnız yemek yiyeceksin, bazı günler grup ödevinde en son seçileceksin. Bunlar canını sıkabilir. Böyle günlerde kendine şunu hatırlat: Tek bir kötü gün, tüm sürecin sonucu değil. Akşam eve gelince biriyle konuşmak, ailenden biriyle ya da eski bir arkadaşınla, yükü hafifletir.
Kendini sürekli kötü hissediyorsan, okula gitmek istemiyorsan ya da uyku ve iştahın değişmişse bunu mutlaka güvendiğin bir yetişkine söyle. Okulun rehberlik servisi yeni gelen öğrencilerle konuşmak için de vardır; uyum sürecini kolaylaştıracak öneriler verebilirler. Yardım istemek zayıflık değil.
Tanışma sonrası: samimiyeti nasıl ilerletirsin?
Okul içinde başlayan tanışıklık, ders dışında pekişir. Bir sınıf arkadaşınla ortak bir grup sohbetinde olmak, bir ödevi birlikte yapmak ya da servis duraklarında karşılaşmak bile küçük bağlar oluşturur. Telefon numarası ya da kullanıcı adı alışverişi yapıyorsan, bunu aileden gizli yapma ve yalnızca tanıdığın, okuldan emin olduğun kişilerle yap.
Yeni arkadaşlarla ilk buluşmalar basit olsun: okul çıkışında bir simit, kantinde bir çay, yakın bir parkta yürüyüş. Büyük planlar yapmak, baskı yaratır. Küçük ve kısa bir buluşma, hem ikinizin de rahat etmesini sağlar hem de bir sonrakini kolaylaştırır.
Yeni biriyle tanışırken kendini anlatmak için uzun bir konuşma hazırlamana gerek yok. Adını, nereden geldiğini ve bir iki ilgi alanını söylemek yeterli. Cümleyi bir soruyla bitirmek karşındakini konuşmaya davet eder: "Eski okulumda basketbol oynardım, burada takım var mı bilen var mı?" Böylece sohbet iki yönlü hâle gelir.
İki kişi selamlaşmaya başladıktan sonra bir sonraki adım küçük bir davettir. Ders çıkışı birlikte yürümeyi, kantine birlikte inmeyi ya da ödevi birlikte çalışmayı önerebilirsin. Bu davetin reddedilme ihtimali her zaman var. Reddedilirse kişisel almamaya çalış; çoğu zaman programla ilgili bir şeydir.
Biraz yakınlaştığınızda hafif bir oyun, birbirinizi tanımanın eğlenceli bir yoludur. Mesela ikiniz de bir quiz hazırlayıp birbirinizin cevaplarını tahmin edebilirsiniz; yeni arkadaşlıkta "sen neyi seversin?" sorusunu doğal bir şekilde sormanın iyi bir yolu bu.
Bir şeyi unutma: Sen de bir başkası için "yeni gelen" olacaksın, bir gün sınıfa gelen yeni kişiye ilk selam veren sen olabilirsin. O gün, bugün hissettiklerini hatırlayıp ona "gel yanıma otur" demen çok şey ifade edecek.